İki çeşit tatil türü vardır bana göre... a) 7 yıldızlı otellerde tıka basa yersin, sonra pişman olursun, güneşlenmeye gidersin, ertesi gün yine yersin... ve bu döngü böyle devam eder. b) Evet, adı tatildir ama dışarıdan bakan biri için tatil yapıyor bu insanlar demeye bin şahit ister... İşte ben de bu tatillerden birinde olduğumdan; b) grubu hakkinda yazmam eğlenceli olur diye düşündüm -umarım benim yazarken aldığım zevki siz de okurken alırsınız.
Büyük bir problem var ortada... Tatilde yatarsın, yatarsın, yersin, biraz daha yatarsın. GENEL OLARAK bu düzen 3-5 günden sonra sıkar, gezmeyi seven bir hayalperesti... Hele benim gibi hiperaktif bir insansanız, yanınızda gelmiş olan insanın tatilini cehenneme çevirisiniz: Hadiiii denize gidelim, hadiiii basketbol oynayalım, ama çokkkkk az oynadık... Öte yandan b) grubundaki tatillerin bu yaptığım tanımla uzaktan yakından alakası yoktur. Herkes sabah 7' de ayaktadır, hemen bir şehir haritası ele geçirilir ve gidilecek yerler belirlenir. Oturmak sanki yasakmış gibi biri açlıktan ölüyorum bakışı atana kadar durulmaz. Ki işte bunlar benim tercih ettiğim tatillerdir -genelde açlıktan ölüyorum bakışı atan benim bu arada. Bana göre insanın dünya görüşünü zenginleştiren tatillerdir bunlar... Birçok yer görürsün, farklı kültürlerin yaşam tarzları hakkinda kafa yorarsın.
Şimdi düşünün ki bir günde sadece öğlen yemeği yemek için duruyorsunuz ve toplu taşıma aracı bile kullanmıyorsunuz. Belki de siz a) şıkkında 7 yıldızlı otelin yatağında yatıyor olmayı tercih ederdiniz şuanda ama ben yorgunluktan ölmeyi tercih ettiğimden şuan güzel düşüncelerle birlikte yüzüme istemsiz bir gülümseme yerleşiyor. Bu nedenle her ne kadar yorulsam da o gülümseme her şeye değer! Darısı sizin başınıza!